disscuss print

ÜCRETSİZ HOSTİNG İÇİN TIKLAYIN...

Ergenleri Anlama Rehberi

Ergenleri Anlama Rehberi_resim Ergenlik pek çok şekilde tanımlanmaktadır. Prof. François Ladame’e göre ergenlik üçlü bir sahiplenme çabasıdır.

1- Ergen, yeni bedenine sahip çıkmalıdır.
2- Ergen, düşüncelerine sahip çıkmalıdır.
3- Ergen, dürtüsel kapasitesini de sahiplenmelidir.

Ancak bu üçlü sahiplenme gerçekleştiğinde erişkin olur. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi yeterince zor bir uyum dönemdir ergenlik. Aslında düşünüldüğünde, sadece ergen için bir uyum döneminden söz etmek haksızlık olabilir. Ana-baba da değişen, gelişen, dönüşen çocuklarına uyum sağlamak, sınırlarını, kurallarını, iletişim biçimini ona göre yeniden yapılandırmak zorundadırlar.

Ergenlerin ortak davranış özellikleri şunlardır:

- Duyguları hızlı iniş çıkış gösterir. Çabuk sevinir, çabuk üzülürler.
- İçe kapanma ve coşku arasında gidip gelirler.
- Çabuk öfkelenirler. Öfke patlamaları sık yaşanır.
- Düşüncesizce davranışlarda bulunabilirler.
- Kendisine tanınan hakları yetersiz bulurlar.
- Otoriteye karşı gelme, aynı zamanda bir güç gösterisidir.
- Güç savaşına girmekten çakinmezler.
- Zor beğenirler.
- Sırları ve sırdaşlıkları çok önemlidir.
- Kendisi başkalarına güvenmezken, kendisine güvenilmesini isterler.
- Hem özgür olmak, hem de yetişkinlerden anlayış, yardım ve yönlendirme isterler.
- Giyim, beğenilme, ait olma duygusunun somut örneğidir.
- Çoğu kez bakar görmez olabilirler.
- Çabuk kırılır, en ufak bir eleştiriyi kaldıramazlar.
- Okul sistemlerini değersiz bulabilirler.
- Okul onlar için giderek zorlaşır. Zayıf notu hiçbir zaman onlar almazlar, tam tersi öğretmen zayıf not verir.

Sınırlandırılmaktan hoşlanmazlar ama sınırlandırılmaya da ihtiyaç duyarlar.Daha önce kendisine bağırmasından şikayet ettiği öğretmenin desinden dersi engellediği gerekçesi ile rehber öğretmenine yollanan kız ergenin cevabı buna iyi bir örnektir. Olay konuşulup neye ihtiyacı olduğu sorulduğunda “ Öğretmen uyarıp bana bağırsaydı kendimi kontrol ederdim ve dersten çıkmak zorunda kalmazdım” dediğinde birkaç cümle önce yaptığı yorum hatırlatılınca durumu farketmiş, bu farkındalık kendisini daha iyi anlaması, davranışlarını kontrol etmesinde yardımcı olmuştur.

Ergen olmak zordur, bununla birlikte daha da zor olanı bir ergenin ana-babası olmaktır.

Değişen, evin küçüğüne karşı, aynı hızda davranış geliştirme ana-baba için de kolay olmamaktadır. O artık bir çocuk değildir, ama yetişkin de değildir. “ Artık büyüdüğüne göre, …….yı yapmak senin sorumluluğun “ derken, bazen de “ Sen daha küçüksün buna izin veremem” denildiğinde, doğal olarak ergenin de kafası karışmaktadır. Çok değişkenli bir durum olması, her ailenin kendi kabulleri içindeki farklılıklar, anne-baba arasında davranış uyumu ( ya da uyumsuzluğu), bu durumlarda yaşanan veya yaşanması olası durumları ortadan kaldırmak için bir reçete oluşturulamamsı için yeterince uygun nedenler arasında sayılabilir. Her iki tarafın o anki duyguları da bu duruma eşlik ettiğinde durum içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor.

Ergenlik döneminin , bireysel farklılıklar gösterse de bir çok açıdan evrensel özellikler taşıdığı, hep çalkantılı geçen bir dönem olduğu görülmektedir. Bu dönemde arkadaşlık ilişkileri, aile ilişkileri ve akademik başarının önüne geçmiştir. Ergenlikte yakın arkadaşlıklar güven ve destek sunan bir kaynaktır. Kızlar daha çok en iyi bir ya da birkaç arkadaşla geliştirdikleri ilişkilerine erkeklere oranla daha fazla duygu yüklerler, sırdaş ilişkiler daha fazla önem kazanır. Yakın kişisel ilişkilerine grup arkadaşlıklarına olduğundan daha fazla değer verirler. Erkeklerden farklı olarak de grup bağlılığı hissetmez ya da genel grup kuralları ile kendilerini sınırlandırmazlar. Arkadaşlarından çok fazla sadakat beklerler. Ergen erkeklerin yakın arkadaşları geniş sosyal çevre ya da grup ile ilintilidir. Dahil oldukları geniş gruplar içinde karmaşık bir örgütlenme ve genel kurallar ile bir arada bulunmayı tercih ederler. Grup kurallarına sadık kalmak ve uyumlu olmak yükümlülükleri vardır. İlişkileri büyük oranda ortak ilgi ve faaliyetlere dayalıdır.

Bu dönemde karşı cinsle ilişkilerin geliştiğini de unutmamak gerek. Bütün bunlarla birlikte sınırlarını zorlayan ve özgürlük alanını genişletmeye çalışan ergenin karşısında ana-baba, yasak koyan, kısıtlayan bir konuma gelir ve çatışma ve sürtüşmeler başlar. Anne-babadan yeterince destek görmeyen, ya da iyi bir iletişim kurulamayan ergen, akranlarına daha fazla yönelecektir.

Ergenlik dönemindeki çocuğunuzla iletişimde, şunları göz önünde bulundurmanızı öneririz:

- Yargılamadan, eleştirmeden, sorgulamadan, kısaca iletişim engeli kullanmadan onları dinleyin.
- Anlaşılmak ergen için çok önemlidir.
- Konulmuş olan kuralları çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına uygun hale dönüştürmelisiniz.
- Üçüncü kişilerin yanında asla eleştirmemeye özen göstermelisiniz.
- Verilen sözlerin tutulması, yapılan işbirliğine sadık kalınması bu dönemde daha da önemlidir. Bir kez güvenini kaybederseniz sizi sırlarından rahatça uzak tutacaktır.
- Ergenlerin kendilerine has bir adalet duyguları vardır. Eğer adilseniz, verilen cezaya karşı gelmezler.
- Ergenle güç yarışına girmemeli ve ona kendisini gösterebilme fırsatları verilmelidir. Ergenin “Ben farklıyım” deme çabalarını anlamalı ve ona göre bir ara yol bulmaya çalışmalı.

Çocukluk döneminden itibaren kurulmuş olan doğru ve sağlıklı aile içi iletişim, ergenlik döneminde hem anne-babanın hem de ergenin en iyi yardımcısıdır.

- Ergenlik dönemindeki çocuğunuzla daha sağlıklı ve doğru iletişimi sağlamak için, kliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Mürvet Ülkü
Ergen Psikoloğu

Çocuk ve Genç
Psikolojik Danışmanlık ve Psikiyatri Merkezi
http://www.cocukvegenc.com

İstanbul - Batı Ataşehir
Tel: 0 216 688 14 74




ÜCRETSİZ DOMAİN İÇİN TIKLAYIN...

Bu haber 05/05/2014 tarihinde eklenmiştir.
Bu haber 1479 kişi tarafından okunmuştur.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors