disscuss print

ÜCRETSİZ HOSTİNG İÇİN TIKLAYIN...

PANİK BOZUKLUĞU

PANİK BOZUKLUĞU_resim Korku herkes tarafından yaşanan temel bir duygudur. Ortaya çıkıveren bir tehlikeye karşı gösterilen bir tepkidir.Bu tehlike gerçek bir tehlike olabilirken, kişinin yanlış algılamasına bağlı olarak gerçekte tehlike içermeyen bir sinyalden de ibaret olabilir.Söz konusu tehlike, kişide “savaş ya da kaç” tepkisini oluşturur.İnsan korku duyduğu zaman bütün içsel kaynaklarını kullanarak tehlikeye karşı kendini korumaya almaktadır.

Korku duyduğumuzda bu korku bedenimize yansır. Vücudumuz oksijen bakımından zengin kana ihtiyaç duyduğu için kalbimiz hızlı hızlı atmaya başlar, daha fazla oksijen alabilmek adına hızlı soluruz,dolayısıyla terlemeye başlayabiliriz.

Panik Atak, kişinin korkularla kuşatılmasıdır. Kişinin algıladığı tehlikeye karşı bedeninin ve bilişinin ani gösterdiği tepkidir. Panik atak; kişinin aniden beklenmedik bir şekilde herhangi özgül bir nesne ya da durumla ilişkisiz olarak görünür ve bilinir herhangi bir tetikleyici neden olmadan bedensel ve bilişsel korku ve kaygı yaşama durumudur.

Panik atak, bir kaygı bozukluğu olarak kabul edilir. Kaygı tehlike anında organizmanın hareketliliği için gerekli bir mekanizmadır. Korku tanımı, kaygı tanımı ile karıştırılabilir. Anlamdaki bu karmaşa birbirleri ile ilintili olmalarından ileri gelmektedir. Korku potansiyel bir tehlikenin kabulü iken kaygı duygu durumundaki gerginlik olarak açıklanabilir. Dolayısıyla korku, özel bir takım durumları tehdit olarak algılama eğilimi iken kaygı bu durumların açığa çıkması durumunda reaksiyon göstermektir denilebilir.

Panik Atağın temel özelliği; 13 bedensel veya bilişsel belirtiden en az dördünün eşlik ettiği yoğun bir korku veya rahatsızlık ile karakterli bir süreç olmasıdır. Atak aniden başlar ve genellikle hızlı bir şekilde 10 dakika veya daha kısa bir sürede doruk noktasına ulaşır. Çoğunlukla bir tehlike beklentisi veya sonunun geldiği duygusu ve kaçma dürtüsü görülebilir.

Bedensel 13 belirti:

1- Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması

2- Terleme

3- Titreme ya da sarsılma

4- Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları

5- Soluğun kesilmesi ,tıkanması

6- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi

7- Bulantı ya da karın ağrısı

8- Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma

9- De-realizasyon (gerçek dışılık duygular) ya da de-parsonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)

10- Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu

11- Ölüm korkusu

12- Paresteziler (uyuşma ya da karıncalaşma duyumları)

13- Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları





Atağın başlangıcı veya tetikleyen etmenlerin varlığı ya da yokluğuna dayanarak üç farklı türde Panik Atakdan söz edilebilir.

1.Beklenmedik Panik Ataklar: Hiçbir neden olmadan aniden ortaya çıkan panik ataklardır. Beklenmedik panik atak yaşayan kişiler, korkularını “yoğun” olarak tanımlarlar ve kontrolü kaybedeceklerini,delireceklerini,kalp krizi geçireceklerini veya öleceklerini düşünürler.Panik atak geçirdikleri yerden kaçma konusunda güçlü bir istek duyarlar. Nefessiz kalma, yüz kızarması, bayılacakmış gibi olma belirtileri sık yaşanan belirtilerdir.

2.Duruma Bağlı Panik Ataklar: Panik atak nöbetinin hemen hemen her zaman tetikleyici bir etkenle karşılaşılması sonucu ortaya çıkmasıdır. Örneğin bir yılan görmek, köpeğin saldırısına uğramak vb. sonucu yaşanan panik ataklar genellikle duruma bağlı panik ataklarıdır.

3.Durumsal Olarak Eğilim Gösterebilen Panik Ataklar: Genellikle tetikleyici bir etkenle karşılaşmanın hemen ardından ortaya çıkan, ancak her zaman için bu koşulla bağlantılı olmayan panik atak türüdür. Örneğin kişi araba kullanırken panik atak geçirebilir, ancak kişinin araba kullanırken panik atak geçirmediği zamanlar veya araba kullandıktan yarım saat sonra geçirilen panik atak zamanları da bulunmaktadır.

Panik atak bozukluğu olan kişiler panik ataklarından dolayı dehşete kapılırlar. Bir sonraki atağı ne zaman yaşayacakları konusunda her an endişelidirler,atakların olası sonuçlarını düşünerek üzüntü duyarlar.Ölme, kontrolünü yitirme, çıldırma,bayılma,kusma veya nefessiz kalma kaygıları taşırlar.

Panik bozukluğunun gelişmesinde eğitim süreci, yerleşik düşünceler ve temel inançlar, ailesel yatkınlık ve yaşamda birtakım zorluklarla baş etmek durumunda kalmak gibi etkenlerin bileşkesinin rolü bulunmaktadır.Yani panik bozukluğu genetik özelliklerimiz sonucu veya çocukluğumuzda ortaya çıkan bir etkene bağlı olarak ya da gündelik streslere karşı gösterilen bir tepki sebebi ile yaşayabiliriz.

Panik bozukluğu olan kişilerin akrabalarında panik bozukluğu ortaya çıkma olasılığının, panik bozukluğu olmayan kişilerin akrabalarında panik bozukluğu ortaya çıkma olasılığına göre üç kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

Panik bozukluğu sonucu panik atak yaşayan kişiler genellikle, başkalarına derinden bağlanan, ayrılıklara karşı aşırı duyarlı, sevdikleri kişileri yitirme ihtimalinden dolayı büyük kaygı yaşayan , kontrolü sürekli ellerinde tutmaya çalışan kişilerdir.Başkaları tarafından sevilmek, kabul görmek ve onay almak bu kişiler için çok önemlidir.Zaman zaman başkalarının gereksinimlerini kendi gereksinimleri önüne koyabilirler.Olumsuz duyguları dışa vurmaktan çekinirler,olumsuz duyguları yaşamaktan kaçınıp bastırabilirler.

Panik bozukluğu için etkili olan tedavi yöntemleri nden ilki öncelikle panik atak geçiren kişinin panik bozukluğu hakkında bilinçlenmesi ve bu rahatsızlığın ne olduğuna dair bir eğitimden geçmesidir. Bir psikolog yardımı ile panik atak geçiren kişinin bilinci ve inançları yeniden yapılandırılır.Zamanı geldiğinde korkulan durumlarla karşı karşıya kalması konusunda destek verilir.Panik atak esnasında kontrolü yitirmemesi için doğru nefes egzersizlerini öğrenmesi ve uygulayabilmesi için donatılır.

Panik atak bozukluğu tedavi edilmez ise süreğen bir durum halini alabilir. Oysa panik atak bozukluğu tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

HABER EMPATİZMİR




ÜCRETSİZ DOMAİN İÇİN TIKLAYIN...

Bu haber 14/11/2012 tarihinde eklenmiştir.
Bu haber 1673 kişi tarafından okunmuştur.

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
captcha
 
Authors