Panik atak fizyolojik bir yanıttır ve kontrol altına alınabilir

Uzmanlara göre panik atak, vücudun tehlike algısına verdiği fizyolojik bir yanıttır. Doğru nefes teknikleri ve tedaviyle kontrol altına alınabilir.

Panik atak fizyolojik bir yanıttır ve kontrol altına alınabilir

İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 24 ARALIK 2025

Uzmanlar, panik atağın sanıldığı gibi tehlikeli bir durum olmadığını, vücudun algılanan tehdide verdiği doğal ve fizyolojik bir yanıt olduğunu belirterek doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.

Panik bozukluğun halk arasında “panik atak” olarak bilinen bir anksiyete krizi olduğunu ifade eden uzmanlar, çarpıntı, nefes darlığı, titreme ve uyuşma gibi belirtilerin vücudun hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olduğunu söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik atağın ortaya çıkma mekanizması ve etkileri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Panik atakta ortaya çıkan belirtiler hayatta kalma tepkisi

Dr. Emine Yağmur Zorbozan, panik bozukluğun temelinde olumsuz ve otomatik düşüncelerin yattığını belirterek, “Zihinde beliren ‘tehlikedeyim’ algısı, vücudu gerçek bir tehdit varmış gibi harekete geçirir.” dedi.

Vücudun tehlike algıladığında böbreküstü bezlerinden adrenalin salgıladığını aktaran Zorbozan, bu süreci şöyle anlattı:
“Doğada bir yırtıcıyla karşılaştığınızı düşünün. Kaçabilmek için kalp daha hızlı çalışır, nefes sıklaşır, gözbebekleri büyür ve kaslara daha fazla kan gider. Kollarda ve bacaklarda titreme, uyuşma ve karıncalanma görülür. Bunların tamamı adrenalin etkisiyle gelişen ve hayatta kalmayı amaçlayan fizyolojik tepkilerdir.”

“Panik bozukluktan kimse ölmez”

Panik atakta yaşanan belirtilerin korkutucu olmasına rağmen zararlı olmadığını vurgulayan Dr. Zorbozan, adrenalinin ömrünün çok kısa olduğuna dikkat çekti.

“Adrenalinin etkisi yaklaşık iki dakika sürer ve ardından vücuttan parçalanarak atılır. Üstelik adrenalin hayatta kalma hormonudur. Kalbi duran hastalara bile adrenalin veriyoruz. Dolayısıyla panik bozukluktan kimse ölmez, kalp krizi geçirmez ya da bayılmaz.” diyen Zorbozan, panik atak sırasında yaşanan her şeyin sağlıklı fizyolojik yanıtlar olduğunu ifade etti.

Panik atak tek başına bir hastalık değil

Panik atakla baş etmenin ilk adımının, yaşanan durumun tehlikeli olmadığını kabul etmek olduğunu belirten Zorbozan, “Bu belirtilerin fizyolojik olduğunu bilmek, korku döngüsünü kırar.” dedi.

Panik atağın tek başına bir hastalık değil, başka ruhsal sorunların belirtisi olabileceğini belirten Zorbozan, panik atağın yaygın anksiyete bozukluğu, depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk gibi durumlarda da görülebildiğini söyledi.

Doğru nefes teknikleri belirtileri azaltabiliyor

Panik atak sırasında doğru nefes almanın önemine dikkat çeken Dr. Zorbozan, 3-6-3 nefes tekniğini önerdi.

“Üç saniye nefes alıp, altı saniye nefesi tutmak ve ardından üç saniyede nefesi vermek parasempatik sinir sistemini aktive eder. Bu da adrenalin yanıtını baskılar.” diyen Zorbozan, bu egzersizin birkaç kez tekrarlandığında belirtilerin hafiflediğini aktardı.

Zorbozan, panik nöbetlerle tek başına baş etmekte zorlanan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini, gerekirse ilaç tedavisinin de sürece dahil edilebileceğini sözlerine ekledi.


www.iyipsikolog.com