Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Gençlerin manevi ihtiyaçları karşılanmalı
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, inanmanın psikolojik sağlamlığı artırdığını belirterek, sorgulayan gençlere "deist" etiketi yapıştırmak yerine doğru cevaplar verilmesi gerektiğini vurguladı.
İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 02 OCAK 2026
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, inanmanın koruyucu ruh sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu belirterek, yeni neslin sorgulayıcı yapısının doğru yönetilmesi durumunda daha sağlam bir inanca kapı aralayacağını ifade etti.
İnanç Psikolojisi ve maneviyatın ruh sağlığına etkilerini değerlendiren Tarhan, inanan insanın kendisiyle barışık olduğunu ve bu durumun psikolojik sağlamlığı artırdığını vurguladı. Gençlerin karşılanmamış manevi ihtiyaçları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, sorgulama süreçlerinin "etiketleme" yoluyla bastırılmaması, aksine akıl ve kalbi birleştirecek doğru yanıtlarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
İnsan beyninde inanma ihtiyacına dair dört gen
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zihin üstü genler olarak tanımlanan meta-kolektif genlerin insanı inanmaya yönelttiğini belirtti. Yapılan bilimsel çalışmalara atıfta bulunan Tarhan; anlam arayışı, yenilik arama, zamanı algılama ve ölümü algılama olmak üzere dört temel genetik algoritmanın sadece insanda bulunduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, yüksek bir güce inanma ve zihinsel bir sığınağa sığınma ihtiyacını doğurduğunu kaydeden Tarhan, Budist rahipler ve Sufi meditasyon yapanlar üzerindeki nörobiyolojik deneylerin bu ihtiyacı kanıtladığını ekledi.
Dinin özü ahlak, şekli ritüeldir
İnancın şekilsel ritüeller (zarf) ve öz ahlak (mazruf) olmak üzere iki yönü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, bu iki yönün birbirini tamamlaması gerektiğini söyledi. Tarhan, "Eğer bir din emin ve ehil insanları ortaya çıkarmıyorsa, güven vermiyorsa o din yaşanmıyor demektir. Dünyayı düzeltmeye kendinden başlamak gerekiyor; dinin özüyle şeklinin aynı anda yaşanması önemlidir" dedi. Kibrin yerine tevazunun, bencilliğin yerine ise başkalarına yardım etmenin (altruizm) ruhsal olgunlaşma için elzem olduğunu belirtti.
Sorgulayan gençliğe yeni cevaplar verilmeli
Gençler arasında deizmin yaygınlaştığı iddialarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, bu durumun dindar profillerdeki güven kaybından ve yeni kuşağın adalet talebinden kaynaklandığını savundu. Sorgulayan gençlerin aforoz edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tarhan, "Eski sorulara yeni cevaplar vermeliyiz. Gençlerin sorgulaması kötü bir şey değil; sorgulayarak inandıklarında daha sağlam bir inanca sahip olurlar. Onların anladığı dili bulmalı ve ihtiyaçlarına göre cevaplar vermeliyiz" ifadelerini kullandı.
Özgürlük anlayışı ve dinde zorlama
Dinde zorlamanın Kur'an-ı Kerim öğretisine aykırı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, ebeveynlerin çocukları üzerindeki görevinin 18 yaşından sonra sadece uyarmaktan ibaret olduğunu dile getirdi. İnsanın ruhunu çocuksu özelliklerden olgun savunma mekanizmalarına doğru geliştirmesi gerektiğini belirten Tarhan, hayatın her an yapılan seçimlerden ibaret olduğunu ve bu seçimlerin ölümden sonraki hayata hazırlık niteliği taşıdığını ifade etti.













