Sağlıkta şefkatli iletişim: Tedavi sürecinin iyileştirici gücü

İletişim Uzmanı Şaban Özdemir, sağlıkta güçlü iletişimin plasebo etkisini tetiklediğini ve şefkatli bir ses tonunun tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Sağlıkta şefkatli iletişim: Tedavi sürecinin iyileştirici gücü

İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 02 OCAK 2026

İletişim Uzmanı Şaban Özdemir, sağlık alanında kurulan diyalogların yalnızca bir "yumuşak beceri" olmadığını, insanı merkeze alan, iyileştirici ve koruyucu bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi bünyesinde düzenlenen “Etkili Konuşma, Hitabet ve Kendini Dinletme” etkinliğinde öğrencilerle buluşan Özdemir, sağlık çalışanlarının hastalarıyla kurduğu ilişkinin tedavi sürecine doğrudan etki ettiğini belirtti. Güçlü iletişimin hastada güven duygusunu artırarak plasebo etkisini tetiklediğini ifade eden Özdemir, sağlıkta yaşanan şiddet olaylarının önemli bir kısmının iletişim kazalarından kaynaklandığına dikkat çekti. Özdemir'e göre hastalar, karmaşık tıbbi bilgilerden önce şefkatli bir ses, sakin bir ton ve gerçekten anlaşıldıklarını hissetmek istiyorlar.

Şefkatli iletişimde plasebo etkisi

Özdemir, sağlıkta iletişimi reçete edilen bir kimyasal kadar etkili bir unsur olarak gördüğünü ifade etti. Teknolojik donanımın ve modern komplekslerin tek başına yeterli olmadığını savunan İletişim Uzmanı, “Hastalar sadece bir vaka değildir; onlar personelin dudakları arasından çıkacak şefkatli ve güven veren bir ifadeyi bekliyorlar” dedi. Bu bağlamda iletişimin, hastanın moral ve motivasyonunu yükselterek biyolojik iyileşme sürecine katkı sağladığı, sağlık çalışanlarının ise danışanlarını bu "tedavi yönteminden" mahrum bırakmaması gerektiği vurgulandı.

Nefes kullanımı ve sesin maske bölgesine taşınması

İletişimin yaklaşık yüzde 90’ının sözcüklerin ötesinde ses tonu, tonlama ve beden dili ile kurulduğunu belirten Özdemir, "Nefes en büyük cephanemiz" diyerek teknik detaylara değindi. Doğru diyafram nefesi almanın ve sesi "maske bölgesi" denilen alanda tınlatmanın önemine dikkat çeken Özdemir, bu yöntemin ses tellerini nodül gibi sorunlardan koruduğunu söyledi. Özellikle öğretmenler ve sesini profesyonel olarak kullananların aksine, diyaframını doğru kullanan spiker ve sunucuların ses tellerini yormadan uzun süre etkili konuşabildikleri örneğini paylaştı.

Beyindeki ayna nöronlar ve samimiyet

Samimiyetin iletişimdeki enerji takasını sinerjiye dönüştürdüğünü ifade eden Özdemir, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın vurguladığı "ayna nöronlar" kavramına atıfta bulundu. Samimi bir iletişimde beyinlerin de etkileşime girdiğini söyleyen Özdemir, "Kişi güvendiği zaman kendisini size açar ve niyetlerin dürüst olduğu bir ortamda pozitif enerji iletişimin seyrini belirler" dedi. Programda ayrıca heyecanın bastırılması gereken bir korku değil, başarıyı besleyen bir enerji olduğu hatırlatılırken; artikülasyon çalışmaları için "kalem tekniği" egzersizleri uygulamalı olarak paylaşıldı.

www.iyipsikolog.com