Travma sonrası beden alarmda kalabiliyor: Uzmanlardan önemli uyarı
Uzmanlar, travma sonrası bedende tehdit geçmiş olsa bile fizyolojik alarm tepkilerinin sürebileceğini ve bunun kişisel zayıflık olmadığını vurguluyor.
İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 24 ARALIK 2025
Uzmanlar, geçmişte yaşanan travmaların tehdit ortadan kalksa bile bedende “tehlike hâlâ varmış gibi” fizyolojik tepkilere yol açabildiğini belirterek bunun kişisel bir zayıflık değil, sinir sistemiyle ilişkili bir durum olduğuna dikkat çekiyor.
Travma sonrası süreçte çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği, mide-bağırsak hassasiyetleri ve ani irkilme gibi belirtilerin sık görülebildiği ifade ediliyor. Psikoloji literatüründe bu tablo “travma sonrası fizyolojik yeniden etkinleşme” olarak tanımlanıyor ve bedende sürekli bir hazırlıklı olma hâline işaret ediyor.
Travma sadece zihinde değil bedende de iz bırakıyor
Beynin tehdit algılama merkezi olan amigdalanın alarm vermesiyle birlikte sempatik sinir sistemi devreye giriyor. Bu süreçte adrenalin ve kortizol seviyeleri yükselirken, kaslarda gerginlik artıyor ve dolaşım sistemi hızlanıyor.
Uzmanlara göre bu durum, travmanın yalnızca düşüncelerde değil, sinir sistemi devrelerinde ve bedensel duyumlarda da depolandığını gösteriyor. Literatürde “somatik depolama” ya da “bedensel hafıza” olarak adlandırılan bu mekanizma, travmanın bedende nasıl kalıcı izler bırakabildiğini ortaya koyuyor.
Vagus siniri ve güvenlik hissi neden zorlaşıyor?
Bedenin sakinleşme ve güvenlik hâlinden sorumlu olan vagus sinirinin, travma sonrasında işlevinde aksama yaşanması sık görülen bir durum olarak tanımlanıyor. Vagal tonusun düşmesiyle birlikte bedenin sakinleşme kapasitesi azalıyor, tetiklenme kolaylaşıyor ve dinlenme hâlinin sürdürülebilmesi zorlaşıyor.
Bu durumun duygu düzenleme becerilerini de olumsuz etkileyebildiği belirtilirken, uzmanlar travma sonrası iyileşmenin yalnızca bilişsel değil, aynı zamanda bedensel bir süreç olduğunu vurguluyor.
Travma sonrası iyileşme mümkün mü?
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Uzm. Kln. Psikolog M. Yasin Çakıroğlu, travma sonrası terapilerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulunuyor:
“Zihin unutsa da beden unutmaz. Ancak beden de zamanla yeni ve güvenli bir hikâyeyi öğrenebilir. Terapi sürecinde beden odaklı çalışmaların pek çok olumlu nörobiyolojik etkisini görmek mümkün.”
Çakıroğlu’na göre derin nefes egzersizleri diyafram ve vagus sinirini uyarırken, ritmik hareketler sinir sistemine düzen sinyali gönderiyor. Bedensel farkındalığın artması ise tehdit algısının azalmasına katkı sağlıyor.
Beden ve zihin birlikte yeniden öğreniyor
Uzmanlar, güvenli ilişki deneyimlerinin beynin mantıksal karar verme merkezi olan prefrontal korteks ile tehdit algılama merkezi amigdala arasındaki bağlantıyı güçlendirdiğini belirtiyor. Bu sayede bedenin alarm sisteminin zamanla yeniden düzenlenebildiği ifade ediliyor.
Bu sürecin travmanın tüm etkilerinin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmediği, ancak bedenin artık tehdidi değil güvenliği referans almaya başlamasının önemli bir iyileşme göstergesi olduğu vurgulanıyor.













