Çocuk ve Ergenlerde Gizli Tehlike: Takıntı Hastalığı (OKB) ve Ebeveyn Tutumları
Çocuklarda fark edilmesi zor olan ve "gizli" yaşanan OKB, akademik başarısızlık ve sosyal çekilmeyle kendini gösteriyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarını rahatlatmak için verdiği teyitlerin hastalığı besleyebileceği konusunda uyarıyor.
İYİ PSİKOLOG / ANTALYA, TÜRKİYE — 14 ARALIK 2025
Yetişkinlerde olduğu kadar çocuk ve ergenlerde de görülen Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), bu yaş gruplarında fark edilmesi daha zor bir seyir izleyebiliyor.
Uzman Klinik Psikolog Hulusi Sarıkadıoğlu, çocukların takıntılarını çevrelerine fark ettirmeden içsel olarak yaşayabildiklerini belirterek, ebeveynleri dikkatli olmaya çağırdı. Sarıkadıoğlu, katı kurallar koymak yerine çocukları bilgilendirmenin ve doğru iletişimin tedavideki önemine vurgu yaptı.
Çocuklarda Belirtiler ve Gizli Sinyaller
OKB, zihni meşgul eden ve yoğun kaygı yaratan takıntılı düşünceler (obsesyon) ile bu kaygıyı azaltmaya yönelik tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyon) olarak tanımlanıyor. Çocuklar, yetişkinlerden farklı olarak takıntılarının anlamsız olduğunu fark edemeyebilir ve utanç duydukları için yardım istemekten kaçınabilirler.
Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken başlıca sinyaller şunlardır:
-
Akademik Düşüş: Konsantrasyon zorluğuna bağlı olarak okul ödevlerinde ve başarısında kademeli düşüş.
-
Tekrarlayıcı Davranışlar: Sık el yıkama, kapı kollarından kaçınma, sürekli onay isteme, sayı sayma veya belirli duaları tekrarlama.
-
Aşırı Sorumluluk: Kendi yaşıtlarına göre ahlaka, dine ve toplumsal değerlere orantısız önem verme, mükemmeliyetçilik ve kendine karşı acımasız eleştiriler.
Genetik ve Çevresel Faktörler
Hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik faktörler ön plandadır. Tek yumurta ikizlerinde OKB'nin birlikte görülme oranı yüzde 85 iken, ailesinde OKB olan çocuklarda risk 5-10 kat artmaktadır. Ayrıca sınav kaygısı, arkadaşlık sorunları, boşanma gibi stres faktörleri de yatkınlığı olan gençlerde hastalığı tetikleyebilir.
Ebeveynler İçin Kritik Uyarı: Teyit Vermeyin
OKB tedavisinde ebeveynlerin rolü hayati önem taşır. Ancak çocuğu koruma içgüdüsüyle yapılan bazı davranışlar sürece zarar verebilir. Uzmanlar, çocuğun korkularını tetikleyen durumlardan onu uzak tutmanın veya sürekli "güvence vermenin" hastalığı beslediğini belirtiyor.
Tedavide altın standart olan "Bilişsel Davranışçı Terapi" (BDT) kapsamında, çocuk kademeli olarak korkularına maruz bırakılır. Örneğin mikroplardan korkan bir çocuğun aşamalı olarak "kirli" kabul ettiği nesnelere dokunması sağlanır. Bu süreçte ailelerin ritüellere katılmaması ve çocuğun sürekli sorduğu sorulara tekrar tekrar yanıt vererek onu rahatlatmaya çalışmaması önerilir.
Kaynak: https://hulusisarikadioglu.com/













