Uzman Psikolog Uyardı: Kanser Tedavisinde Ruhsal Destek Olmadan İyileşme Eksik Kalır

Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, kanser tanısının yarattığı şok ve korku karşısında psikolojik desteğin hastaların anksiyetesini azaltarak kemoterapiye uyumu ve yaşam kalitesini artırdığını ve tedavinin ruhsal süreç olmadan eksik kaldığını belirtti

Uzman Psikolog Uyardı: Kanser Tedavisinde Ruhsal Destek Olmadan İyileşme Eksik Kalır

İYİ PSİKOLOG / İSTANBUL, TÜRKİYE — 09 KASIM 2025

Kanser tanısının, yalnızca bedeni değil, ruhu da derinden sarsan bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, tedavinin ruhsal destek olmadan eksik kaldığını söylüyor. Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, tanı konulduğunda birçok hastanın ilk anda yoğun bir şok, korku, inkar ve çaresizlik hissettiğini ifade etti.

Erol, bu dönemde verilen psikolojik desteğin, duygusal yükü hafiflettiğini, tedaviye uyumu ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayarak, ruhsal olarak güçlü kalmanın fiziksel iyileşmenin de önemli bir parçası olduğunu aktardı.

Kanser Tanısının Ruhsal Yıkımı ve İhtiyaç Duyulan Destek

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, kanser tanısı almanın kişinin en temel inanç sistemlerini değiştirdiğini dile getirdi. Hastaların zihninde genellikle "artık eskisi gibi olamayacağım" ya da "neden ben?" gibi yıkıcı olumsuz düşüncelerin belirdiğini belirtti.

Erol, bu süreçte yaşanan yaygın psikolojik belirtilerin; anksiyete, depresyon, öfke patlamaları, uyku bozuklukları, umutsuzluk ve sosyal izolasyon olduğunu kaydetti.

Psikoterapi Tedaviye Uyumu Nasıl Artırıyor?

Bilimsel verilerin, psikolojik desteğin yaşam kalitesini artırdığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve tedaviye uyumu arttırdığını ortaya koyduğunu belirten Erol, şunları söyledi:

"Ruhsal olarak iyi hisseden bir hastanın, kemoterapi ve radyoterapi gibi zorlu tedavi süreçlerine daha dayanıklı olduğu gözlenmiştir. Klinik deneyimlerde de sıkça görüldüğü üzere, psikoterapi desteği alan hastalar yan etkilerle daha iyi baş edebiliyor."

Erol, psikoterapinin, hastaların olumsuz otomatik düşünceleri fark etmesini, yıkıcı inanışlar yerine hastalığın kontrol edilebilir yönlerine ve yaşamın sürdürülebilir değerlerine odaklanmasını sağladığını ifade etti. Özellikle Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) gibi yaklaşımların duygusal kabulü ve kaygı düzeyini azalttığını vurguladı.

Tedavi Bir Aile Krizidir: Bireysel Desteğin Ötesi

Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, psikolojik desteğin yalnızca bireysel terapiyle sınırlı olmadığını hatırlattı:

  • Grup Terapileri: Hastaların yalnızlık hissini azaltır ve umut duygusunu güçlendirir.

  • Aile Psiko-eğitimi: Hastanın yakın çevresinin de sürece bilinçli ve destekleyici şekilde katılmasını sağlar, çünkü kanser yalnızca bireyi değil, ailesini ve sosyal çevresini de etkileyen bir krizdir.

Erol, sözlerini "Kanserle başa çıkmak, hastalığı yenmek kadar, yeniden yaşama tutunmayı, yeniden umut etmeyi öğrenmektir. Ruh sağlığı desteklenmeden yapılan bir tedavi, eksik kalır," diyerek tamamladı.

www.iyipsikolog.com